Kendin olmakla başlar herşey, yada kendin gibi olmayı istemekle.

Taşınmaz oldum ben bu aralar, yüreğim öyle ağır ki
Kafam bin parça

Öğrendikçe ağırlaşıyorum ben, farkına vardıkça zorlaşıyorum.

Taşınmaz oldum ben bu aralar, öyle çekilmez, öyle huysuz, öyle hırçın.

Kendimi keşfetmekle başladı herşey…

Hergün biraz daha fazla öğreniyor, biraz daha yüzleşiyorum kendimle. Zaman zaman durup geçmişe bakıyorum. Beni bugüne getiren yaşanmışlıklarıma, kim zaman da geleceğe, bilmeyip de keşfedeceklerime.
Öğrendikçe çoğalıyor hayat ama bir o kadar da karmaşıklaşıyor.

Bir yandan iyikiler diğer yandan ne olurdu sankiler.
Daha kolay olsaydı herşey, akıp gitseydi hayat farketmeden…
Benim yolum, benim tercihlerim öyle farketmeden yaşamayı seçmek olmadı hiçbir zaman. Bazen düşünüyorumda, sorgulamasyadım hayatı nerelerde nasıl olurdum şimdi.

Keşfetmeye başladıkça duramıyorsun. Öğrendikçe çoğalmanın verdiği haz seni mutlu ediyor. Bir çeşit bağımlılık belkide; öğrendikçe çoğalmak.

Kendimi keşfetmekle başlar benim hikayem, kendim olmayı istemekle. Sahip olduklarınla değil yada olamadıklarınla, sadece kendin olanları keşfetmekle alakalı bu. Ne işimiz, aşkımız,ailemiz, arkadaşlarımız yada yaşantımız hiçbiri değil bunların aslında herşey salt kendinle ilgili. Bütün o sen dışında olanlardan arınarak kendi içine bakabilmek ile ilgili.

Kendimi mercekle arayıp, benliğimi rafa kaldırdığımı anladığımda çıktı ortaya bende bu kendini keşfetme dürtüsü.

Taşınmaz oldum ben belki ama bir o kadar da ben gibiyim ben.

Reklamlar